MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanığın yüzüne karşı verilen kararda kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde hükmü temyiz edebileceği belirtilip, gerekçeli karar tebliğ edilmeksizin yapılan temyiz talebinin süresinde olduğu ve sanığın eski hale getirme isteği yerinde görüldüğünden dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
A- Sanık hakkında hakaret suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanığın telefonla arama yapmaksızın mesaj göndererek hakaret eylemini gerçekleştirmesi karşısında "sanığın suçu işlediği saat dikkate alınarak" şeklindeki yetersiz gerekçe ile temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
B- Sanık hakkında tehdit suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Sanığın katılana gönderdiği "Allah ya sana ya bana büyük" şeklindeki mesaj içeriğinin ne şekilde mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratmak açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve yeterli olduğu açıklanmadan yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1- Tehdit suçunda temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2- TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı hakkında tehdit suçu için zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,
3- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy