MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21/3 maddesine göre "derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir". Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 16. maddesine göre esaslı tadilat, "yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler" şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, 3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramının "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır."şeklinde açıklanması karşısında, yapı tatil zaptında belirtilen değişikliklerin, taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler olup olmadığı hususlarında keşif yapılıp bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmemesi,
2- Dosyada mevcut yapı tatil zaptında “3. derecede doğal sit” alanı olduğunun belirtilmesi nedeniyle, taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı hususunda gerekli yazışmalar yapıldıktan sonra sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun uygulanma olanağının olup olmadığı araştırılması, gerek olması halinde de 2863 sayılı Kanununun 9 ve 65. maddelerine aykırılıktan suç duyurusunda bulunulması, eğer dava açılırsa bu davaların birleştirilerek, TCK'nın 44. maddesi gereğince unsurları bulunan ve daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiğinin dikkate alınmaması,
3- Sanığın taşınmazı 27/03/2012 tarihinde devraldığını, kendisinin sadece eskiyen çerçevelerde tadilat yaptığı şeklindeki savunması karşısında, tutanakta yer alan aykırılıkların kim tarafından yapıldığının tereddütte mahal vermeyecek şekilde saptanması, bu imalatların başka biri tarafından yapıldığının anlaşılması halinde suç duyurusunda bulunulması, dava açılması durumunda, her iki davanın birleştirilip tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma, yerinde olmayan gerekçeyle atılı suçtan beraat kararı verilmesi,
4- Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy