MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunda uygulanan Kanun maddesinin 265 yerine 365 olarak yazılması şeklindeki maddi hatadan ibaret olan hususun mahallinde düzeltilebileceği,
Sanığın direnme eylemini birden fazla kişiyle birlikte işlemesine karşın, TCK'nın 265/3. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
1- Hakaret suçuna ilişkin olarak sanık ...’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme ilişkin temyizde ise, ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında daha önce kurulan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün, sanığın temyizi üzerine bozulması karşısında, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gözetilmeyerek, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanan hükümde hapis cezası verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görülmüş ise de, bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki sonuç cezanın kazanılmış hakkı nedeniyle 17.10.2007 tarihli ilam doğrultusunda 3000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi ve bu adli para cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumuna göre TCK'nın 52/4 maddesi gereğince 1'er ay ara ile 10 eşit taksitle sanıktan tahsil edilmesi” suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.06.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy