MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda suçu istikrarlı ve tutarlı ifadelerle inkar etmesi, tanık ...’nun kollukta verdiği ilk ifadesinde tanımadığı bir kişinin eve zorla girerek kendisine tecavüz ettiğinden bahsetmesi, kollukta alınan ikinci ve üçüncü ifadesi ile Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadesinde Mesut olarak tanıdığı şahsı rızası ile evine aldığını ve bu kişi ile rıza dahilinde ilişkiye girdiğini beyan etmesi, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise sanığın bir defa gece evine geldiğini ilişkiye girdiği ve kendisini tehdit eden şahsın sanık değil başkası olduğunu beyan etmesi ve tüm ifadeleri arasında bariz çelişkiler olması karşısında, sanık hakkında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatı yerine hatalı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Tanık Hanife’nin 05/06/2014 tarihli celsede sanığın suç tarihinde kendisi ile ilişkiye giren kişi olmadığını, sanığın evine rızası dahilinde bir kez girdiğini beyan etmesi, aynı celsede mağdur ...’ın da sanığın eşi ile ilişkiye giren kişi olmadığını öğrendiğini beyan etmesi karşısında, tanık Hanife’nin sanığın eve girmesine rıza göstermesinin, TCK’nın 116/3. maddesinde belirtilen meşru bir amaca yönelik olup olmadığı tartışılmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun basit halinin TCK’nın 116/1. maddesinde düzenlendiği üzere soruşturması ve kovuşturmasının şikayet şartına tabi olduğu, tanık Hanife’nin aşamalardaki ifadelerinin suç saati yönünden de çelişki arz ettiği, mağdur ...’nun da 04/03/2014 havale tarihli dilekçesi ve 05/06/2014 tarihli celsede alınan beyanında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında suç saatinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ile sanık hakkında açılan kamu davasında TCK'nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulduktan sonra sonucuna göre, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy