MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın SEGBİS sistemi ile yüzüne karşı verilen kararda, kanun yoluna başvurma süresinin “tefhimden” itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “segbis vasıtasıyla hazır olanlar varsa bu kişiler yönünden tebliğ tarihinden” itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, sanığa gerekçeli kararın 20.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın 23.02.2018 tarihinde temyiz ettiği, bu haliyle sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinde ise;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında bozma öncesi verilen Polatlı Sulh Ceza Mahkemesi 2009/336 E. 2010/569 K. sayılı hükmün lehe temyiz edildiği ve bu hükümde sanık hakkında tehdit suçundan verilen 7 ay 15 gün'lük hapis cezasının 4.500 TL adli para cezasına çevrildiği gözetilmeden, incelemeye konu ikinci hükümde önceki kararla ilgili aleyhe bozma yasağına aykırı olarak, görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrilmeden karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları hükme “CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca aleyhe bozma yasağı gözetilerek verilen sonuç cezanın 4.500 TL adli para cezası olarak belirlenmesi” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy