MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve göçmenlerin minibüste yakalandığı sırada sanık ... ....’nün de içinde bulunduğu aracın uygulama noktasından geçmesi, sanığın olayın hemen akabinde kaçak yollarla ülkeye giren ve karakolda bulunan bir göçmeni arayarak nerede olduğunu sorduktan sonra onunla belirttiği yerde buluşması ve burada kolluk kuvvetlerince yakalanmış olması karşısında, göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği anlaşılan sanık ... .... hakkında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
1-Sanık ... ....’ye yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda ve TCK’nın 53/1-c maddesinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ... ....’nün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkındaki hükmün temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın suçlamayı reddetmesi, kaçak göçmenlerin, sanığın suça iştirak ettiğine dair bir anlatımının bulunmaması, göçmenler yolcu minibüsünde yakalandığı sırada, aynı yerden sanığın içinde bulunduğu aracın geçmesi ve sonrasında sanık ... ....’nün kaçak göçmenlerden birisini telefon ile arayarak onların bulunduğu yere gelmesinin, sanık ... tarafından göçmenlerin ülkede kalmalarına imkan sağladığına tek başına yeterli delil niteliğinde olmaması, diğer sanık yakalandığında yanındaki kişinin sanık ... olduğuna dair bir tespitin bulunmaması karşısında, sanık ...’in göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy