MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyizinde;
Mağdur ...'ın 25/11/2014 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında yöntemince kamu davasına katılmadığı anlaşıldığından mağdurun hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığı,
Bu itibarla; 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, mağdur ...'ın tebliğnamedeki isteme uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyizinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına hükmünde, uygulama maddesi gösterilmesine karşın, kanun maddesinin hangi fıkrasının uygulandığı belirtilmemiş ise de, sonuca etkili bulunmayan ve maddi yanılgıdan kaynaklanan bu yanlışlığın yerinde düzeltilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Hakaret suçundan verilen mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararına ilişkin hükümlerin temyizinde,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda ve TCK'nın 53/1- (c) maddesinin de Kanunda öngörülen biçimde infaz evresinde resen uygulanabileceği,
2- Sanık ... hakkında hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına yönelik hükmün de usul ve yasaya uygun olduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C- Tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak,
a- Hakaret eyleminin karşılıklı olarak işlendiği sabit görülerek haksız tahrik hükmü uygulanmasına karşın, tehdit suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması ve yine aynı Kanunun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık Sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy