KARAR
Hakaret suçundan sanık ...'nın beraatine dair, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen, 10/03/2016 gün ve 2015/307 Esas, 2016/60 Karar sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25/04/2018 gün ve 2016/13373 Esas,, 2018/6024 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 27/06/2018 gün ve KD-2016/170912 sayılı itiraz yazısı ile itiraz etmesi üzerine dosya Daire'ye gönderilmekle incelendi;
1-İtiraz Nedenleri
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcığılı'nın ilgili itiraz yazısında özetle;
Dairemizin 25/04/2018 gün ve 2016/13373 Esas, 2018/6024 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak Yerel Mahkemece hükmedilen beraat kararının onanması talep edilmiştir.
2- İtirazın Kapsamı
İtiraz, sanığın yazılarında muhatabını rahatsız eden, incitici, sarsıcı, hatta şok edici ifadelere yer verilmekte ise de, hakaret suçunun unsurlarından olan kişinin şeref, haysiyet ve onurunu rencide eden, aşağılayan, küçük düşüren ifadelere yer verilmediği, ifadelerin kaba eleştiri ve kişisel değer yargısı ifade eden (küfürbaz Kemal gibi) sözleri barındırmakla birlikte hükmedilen beraat kararının usul ve önceki Yargıtay uygulamalarına uygun olduğu belirtilmiştir.
3- Karar
Gereği görüşülüp,düşünüldü:
Kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığını korunması amacıyla, cezalandırılan hakaret fiilinin oluşması için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilmesinin yeterli olmasına göre,
İncelemeye konu somut olayda; Sanığın "Adalet Org" sitesinde yazdığı yazı bütünlüğü içinde somut fiil ve olgularla, Suriye'de yönetimi elinde bulunduran binlerce kişinin ölümünden ve milyonlarca kişinin göç etmesinde sorumlu bulunan ve Ülkemizde de bu nedenle, kamuoyunca "katil" olarak adlandırılan bir kişi ile mağduru özleştirip (küfürbaz) olarak nitelendirilmesi, yine mağduru bu katil kişinin yılmaz savunucusu ve devamında Türkiye üzerinde oynanan kirli oyunların gönüllü figüranı olarak ilan etmek biçimindeki eylem ve sanığın konumu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kamu görevlisine yönelik bu eylemin somut olgularla kişinin şeref, haysiyet ve onurunu rencide eden, aşağılayan, küçük düşüren nitelikte olduğundan ve itiraz yazısındaki suçun oluşmadığına yönelik gerekçenin kabul edilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından,
Açıklanan nedenlerle, Dairemizin 25/04/2018 gün ve 2016/13373 Esas, 2018/6024 sayılı bozma kararındaki ve yukarıdaki gerekçelere göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanunun 99/3. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmüne göre, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 02/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.