MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
İncelemeye konu olayda; katılanın boşandığı eski eşi olan sanığın, katılana ait GSM ve sabit hattı dört kez aradığı, aracı ile katılanın evinin önüne park ederek ayrılmadığının dinlenen tanık ...’in beyanıyla da doğrulandığı, her ne kadar sanık savunmasında çocukları nedeni ile sürekli görüştüklerini söylemiş ise de sanığın ne şekilde kişisel ilişki kuracağının ilgili boşanma ilamında belirlenmiş olması karşısında, sanığın eylemlerinde katılanı psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız etme saikiyle hareket edildiğinin kabulü gerektiği, başka bir deyişle bu fiilin TCK’nın 123. maddesiyle korunan hukuki yararın ihlali niteliğinde olduğu ve dolayısıyla kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluştuğu gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy