KARAR
Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/07/2017 tarihli ve 2016/11056 soruşturma, 2017/1849 esas, 2017/1654 sayılı iddianamenin iadesine dair Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2017 tarihli ve 2017/158 sayılı iddianame değerlendirme kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2017 tarihli ve 2017/885 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2017 gün ve 72720 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde, iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, mahkemesince iddianamenin iadesine gerekçe olarak gösterilen hususların 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinde sayılan nedenler arasında bulunmadığı gibi, suçun sübutuna etki eden mutlak delillerin toplandığı gözetilmeksizin, itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesinde;
"(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez." hükmüne yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında TCK'nın 125/1-2, maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 19/07/2017 tarih, 2017/158 nolu kararı ile " Her ne kadar sanığın 30/11/2016 tarihinde beyanı alınmışsa da, savunmasında üzerine atılı suça konu eylemi işleyip işlemediğinin, ... isimli Facebook profilinin kendisine ait olup olmadığının sorulmaması, suça konu Facebook yorumunu yapıp yapmadığına dair savunma ve beyanı alınmaması,
Sanığın beyanında, müşteki ...'in yalancı tanıklık yaptığından bahsederek mesaj içeriğinde yalancı tanıklık yaptığına dair ifadenin bulunduğu, Uşak 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/434 Esas sayılı dosyasında müştekinin tanıklık yaptığı, 18/10/2016 tarihli duruşma öncesi Uşak 2.İş Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü Halil İbrahim Kesik'in Uşak Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi'nin odasına 30 ve 15 dakika aralarla girdiği ve oturduğunu söylediği anlaşıldığından olay tarihinde Uşak 2.Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi'nin odasına Halil İbrahim Kesik'in veya Gülten Kesik'in girip girmediğinin kamera ve giriş kapısındaki elektronik kimlik kaydı ile incelenmesi gerektiği, bu hususların araştırılmasının, sanığın müştekiye yönelik yalancı tanıklık yaptığına dair isnadının doğruluğunun denetlenmesi açısından ve bu hususun sanık lehine delil olabileceği " gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar vermiştir.
Bu karara itiraz edilmesi üzerine Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2017 tarihli ve 2017/885 değişik iş sayılı kararı ile itirazin reddine karar verilmiştir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir.
Somut olayda; şüpheliye ait sosyal medya hesabından müştekiye hakaret içerir sözlere ait döküm dosyada yer almaktadır. Bu paylaşım dikkate alındığında, şüpheli hakkında isnad edilen suçtan dolayı kamu davası açılması için yeterli şüphenin mevcut olduğundan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2017 tarihli ve 2017/885 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 26/06/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy