MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve TCK'nın 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup, bu konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek; örgüt mensubu olmaktan mahkum olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında anılan maddenin uygulanması konusunda zamanaşımı içinde mahkemesince hüküm kurulabileceği gözetilerek, yapılan incelemede;
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...’a yükletilen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve göçmen kaçakçılığı” eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıkların iştirak ettikleri her bir göçmen kaçakçılığı suçu için ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken, haklarında tek bir hüküm kurulmuş, sanıklar ..., ..., ..., ... ile ... hakkında temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurlarının yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak teşdiden uygulama yapılması gerekirken alt hadden ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak,TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkındaki hükmün temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, atılı suçlamayı reddederek, suçta kullanılan kendisine ait “Eser Reis” isimli tekneyi balıkçılık yapan ve eşinin kardeşi olan sanık ...’e kiraladığı yönündeki savunması, ilk aşamada bu savunmanın sanık ... tarafından da doğrulanması, kovuşturma aşamasında ise sanık ...’in önceki ifadesinden dönerek, “kendisini bu işe ....’ın dahil ettiği, teknenin önceki sahibinin de bu kişi olduğu, eniştesi olan sanık ...’dan 4.000 TL alarak tekneyi 16.500 TL’ye kendisinin satın aldığı, tekne sahibinin gerçek malikinin sanık ... olduğunun kendi beyanı ile anlaşıldığı, bu tekne ile balıkçılık yaptığı” biçimindeki anlatımı, sanık ... ile ilgili olarak herhangi bir TAPE kaydının bulunmaması, diğer suç faillerinin de sanığın suça konu eylemlere iştirak ettiğine dair bir anlatımlarının olmaması karşısında, sanık ...’nın göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin neler olduğu açıklanmadan CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy