MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/213 Esas 2014/ 522 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olması ihtimali bulunmakta olup, ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıyla her iki suçtan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin birlikte yapılması gerekeceğinden, ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikte olan tehdit suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
1- Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA
2- Diğer suçlardan kurulan hükümlerin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Avukat olan mağdurun sanık müdafii olduğu, sanığın ise katılan olarak bulunduğu başka bir davanın duruşmasından çıktıkları sırada, sanığın, mağdur avukatın üzerine yürüyüp “bir tane vuracağım” dediği ve yine “davaların sonunda mahvedeceğim, göreceksin, cübbeni çıkar aşağıya gel” gibi sözler sarf ettiğinin kabul edildiği olayda eylemlerin bir bütün halinde TCK'nın 265/2. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile tehdit ve yaralamaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesi,
b) Kabule göre de
Sanığın üzerine atılı suçun takibinin şikayete bağlı olması ve müştekinin temyiz aşamasında, 12/02/2015 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi vermesi karşısında, sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy