MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/02/2016 tarih ve 2014/8-71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin ilk hükmün yalnız sanık tarafından temyiz edilip Özel Dairece lehe bozulmasından sonra, 6 ay 20 gün hapis cezası şeklindeki açıklanması geri bırakılan ikinci hükmün, sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması sırasında ''cezayı aleyhe değiştirme'' yasağı gözetilmeden, hapis cezasının ertelenmemesi suretiyle, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 07/04/2009 tarihli Yerel Mahkeme kararında öngörüldüğü üzere “sanık hakkındaki sonuç hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay denetim süresi belirlenmesine, sanığa uzman atanmasına ve yükümlülük belirlenmesine takdiren yer olmadığına, sanığa TCK’nın 51. maddesi gereği ihtarat yapılmasına, sanığın tutukluluk ve gözlem altında geçirdiği sürelerin cezasından TCK’nun 63. maddesi gereği "MAHSUBUNA" ibarelerinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy