MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında tehdit ve cinsel taciz suçlarından dava açıldığı, tehdit suçundan beraat, eylemin cinsel taciz suçunu oluşturmadığı, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkumiyet kararının temyizi üzerine yapılan incelemede, iddianame konusu suçların uzlaşma kapsamında olmadığı, ancak sanığın soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun uzlaştırma kapsamında olması ve somut olayda 5271 sayılı CMK’nın 253/3. madde ve fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalkması nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemine ilişkin 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın, uzaklaştırma kararının süresinin uzatıldığına dair karar kendisine tebliğ edilmeden önce, barışmak amacıyla ayrı yaşayan eşi katılan ... Kaymaz’ın yaşadığı sokağa ve evinin bahçesine sevgisini ifade eden yazılar yazdığı anlaşılmakla; sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık Osmal Sürül’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy