MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın uzun zaman aralıkları ile yazdığı mesajları ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun kasıt unsurunun oluşmayacağı dikkate alındığında, sanığın katılanın sokağına yazı yazmadığını savunması, katılanın bu olayı kardeşinin gördüğüne dair 10/04/2015 tarihli şikayet dilekçesindeki anlatımı karşısında, katılanın kardeşi dinlenildikten sonra, tüm deliller yöntemince irdelenip hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı ve sanığın eylemi somut olarak açıklanıp tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.