KARAR
Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 265/1 ve 43/2. (iki kez) maddeleri uyarınca 10 ay ve 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2015 tarihli ve 2014/761 esas, 2015/805 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/01/2018 gün ve 2421 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre,
Mahkemesince, sanığın, mağdurlara hitaben söylediği “terbiyesizsiniz, siz kimsiniz, size göstereceğim” şeklindeki sözleri nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; kaba söz ve ağır eleştiri niteliğindeki sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Hakaret suçundan mahkemenin kabul ve uygulaması ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden ise,
1-Görevi yaptırmamak için direnme suçundan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun'un 43/1. maddesi gereğince sanığın cezasından 1/4 oranında arttırım yapılması sonucu 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 10 ay hapis cezasına hükmedilerek sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde karar verilmesinde,
2-Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin gerekçeli kararda, her iki suçtan dolayı sanık hakkında hükmolunan cezalardan sanığın duruşmadaki saygılı tutum ve davranışları, sanık lehine değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı belirtildiği halde, hüküm fıkralarında her iki suçtan dolayı sanığa verilen cezalardan, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılmasına yer olmadığı şeklinde hüküm kurularak, gerekçe ile hüküm fıkrasının birbiri ile çelişecek şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1- Hakaret suçu açısından suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki istemin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece, sanığın, mağdurlara hitaben söylediği “terbiyesizsiniz, siz kimsiniz, size göstereceğim” şeklindeki sözleri nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; kaba söz ve ağır eleştiri niteliğindeki sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesinin, hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde yapılan hesap hatasına ilişkin istemin incelenmesinde;
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, TCK’nın 265/1 maddesi gereğince 6 ay hapis cezası verilerek, suçun zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 43/1 maddesi uyarınca cezanın 1/4 oranında artırılmasıyla 7 ay 15 gün hapis cezası yerine 10 ay hapis cezası belirlendiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla sanık hakkında, sonuç cezanın 7 ay 15 gün yerine 10 ay olarak fazla belirlenmesi kanuna aykırı bulunmuştur.
3- Sanık hakkında kurulan hükümlerde TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması hususundaki çelişkiye ilişkin istemin incelenmesinde;
Anayasanın 141/3. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK’nın “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinde; (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62'nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı Maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 289. maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230'uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
İnceleme konusu somut olayda; hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin gerekçeli kararda, her iki suçtan dolayı sanık hakkında hükmolunan cezalardan sanığın duruşmadaki saygılı tutum ve davranışları, sanık lehine değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı belirtildiği halde, hüküm fıkralarında her iki suçtan dolayı sanığa verilen cezalardan, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle, gerekçeli kararın gerekçe kısmıyla hüküm fıkraları arasında açık çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalara göre yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanık ... hakkında, Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2015 tarihli ve 2014/761 esas, 2015/805 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Hakaret suçu açısından hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın hakaret suçundan BERAATİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine,
3- Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden ise CMK'nın 309.maddesi gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy