MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK'nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir.
Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Bu itibarla, sanık ... hakkında, diğer sanık ...'a yönelik yaralama suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmaması, iddianamede yer verilmeyen eylemden dolayı sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık ...'nın olay yerine geldikten sonra, çıkan arbedeye müdahalede bulunan polis memuru Çetin Camcı' ya sandalye vurarak yaralaması akabinde, diğer polis memuru ...'u "Isparta' da gezerken arkanı kolla, seninle hesaplaşacağız, üniformanı çıkar gel" diyerek tehdit etmesi şeklindeki eylemlerinin, bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,
3- Sanık ...'in aşamalarda, olayın meydana geldiği işletmenin sahibi olduğunu belirtmesi ve olay tutanağına göre sanık ... olay yerine gelmeden işletmeye ait sandalyelerin kırılmış olduğunun tespit edilmesi ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4- Hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, sanık ...'ın üzerine atılı TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
5- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme kısmen uygun olarak, sanık ... hakkında sair yönler incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy