MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın mahkemenin 18/02/2009 tarihli oturumda sanığın yüzüne karşı verilip, karara itiraz edilmeyerek 26/02/2009 tarihi itibarı ile kesinleştiği halde, 5 yıllık denetim süresi geçtikten sonra 12/03/2014 tarihinde işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle verilen mahkumiyet kararına istinaden yapılan bildirim üzerine, sanık hakkındaki kamu davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin 24/03/2009 olarak yanlış gösterilmesi nedeni ile yasal koşulları oluşmadığı halde hükmün açıklanmasına dair karar verilmesi,
Kabule göre de;
CMK'nın 231/11. maddesi gereğince, açıklanması geri bırakılan hükümde herhangi bir değişiklik yapma imkânı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yeniden değerlendirme sonucu sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK'nun 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy