MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) TCK'nın 184/4. maddesinin; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suça konu inşaatın yapıldığı yerin, belediye mücavir alanında kalıp kalmadığı veya özel imar rejimine tabi olup olmadığı, kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi,
2) TCK'nın 184/1. maddesinde "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Yasası'nın 5. maddesinde de bina kavramının "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanması karşısında, sanığın 128 metrekare ebatında kaçak çatı katı yaptığı biçimindeki 26/11/2013 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen eylemlerinin İmar Kanunu 5. madde kapsamında bina vasfında olup olmadığı, eylemlerin binanın statiğini bozup bozmadığı ve yeni alan kazandırıp kazandırmadığı yönünde keşif yapılarak ayrıntılı bilirkişi raporu düzenlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
3) Bir ve iki nolu bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda hüküm kurulurken, 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dikkate alınması zorunluluğu,
4) Gerekçeli karar başlığında, 26/11/2013 olan suç tarihinin 06/03/2014 olarak gösterilmesi suretiyle, CMK’nın 232/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy