MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten yaralama suçunda 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığın yalnızca mağdur ...’i yaraladığı iddiasıyla dava açılmasına ve mahkemece de gerekçe kısmında bu yönde kabul yapılmasına karşın, yaralama suçuna ilişkin hüküm fıkrasında eylemin birden fazla mağdura yönelik olduğu kabul edilerek TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olması ve mağdurlar ... ve ...’in hükümden sonra 31/10/2013 havale tarihli dilekçeyle şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan etmeleri karşısında, sanığa, TCK'nın 73/6 maddesi uyarınca şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmemesi,
3-Kabule göre de, hakaret suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK’nın 125/1. maddesi yerine sehven 86/2. maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi