MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın tehdit ve hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle önce müşteki polis memurları ... ve ...’a, daha sonra da emniyet amiri müşteki ...’a yönelik olarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; temel cezanın TCK’nın 125/3-a ve 106/1-1.cümle maddesi uyarınca belirlenmesinden sonra aynı Kanunun 43/2. maddesi gereğince artırım yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın müştekilere yönelik hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
b) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy