MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Hakaret suçunun aleni yer olan noterlikte işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
2- Sanığın aşamalardaki beyanında katılanın kendisine küfür ettiğini savunması, Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/439 asas, 2013/328 sayılı kararı ile aynı olaya ilişkin katılan hakkında “tartışmanın kimin tarafından başlatıldığının tespit edilemediği” gerekçesiyle TCK’nın 129. maddesi uygulanarak hakkında hakaret suçundan hüküm kurulduğu ve hükmün 12/07/2013 tarihinde kesinleştiği, tanıklar Saddam Artuç ve ...’un tarafların karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettikleri şeklindeki beyanları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı ve CMK'nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması dikkate alındığında, CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanık ...'ın adli sicil kaydı incelendiğinde kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğu görülmüş, 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinde düzenlenen şartlar oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilememiş” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve katılan ...’nün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy