MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a) Sanık hakkında İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2013 tarih ve 2013/104 esas, 2013/176 karar sayılı ilamıyla CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresi uygulanmasına dair kararının 26/03/2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/255 esas, 2018/311 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğundan söz edilerek, anılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, hem açıklanan hem de ihbar olunan hükümlerin imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükümler olması karşısında, 18/05/2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanun'a eklenen geçici 16. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir" şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın duruşmaya çağrılması, varsa diyecekleri sorularak yapılan yargılama sonucuna göre aynı Kanunun 230. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında bulunması gereken bütün hususlar da gözetilerek yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, sanığa gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyenin bila tebliğ iade olmasına rağmen duruşmaya devamla, sanığın savunması alınmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.