MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, yargılama safhasında şikayetçi olduğunu bildiren müşteki ... ve vekiline davaya katılmak isteyip istemedikleri sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK'nın 238/2. maddesine aykırı davranılmış ise de; temyiz dilekçesinin katılma istemi niteliğinde olduğu gözetilerek, CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören ...’in davaya katılan, vekilinin katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
1- Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanık ... hakkında katılan ...’e karşı hakaret suçundan dava açılması ve beraatine karar verilmesi karşısında, müşteki ...’in verilen hükmü temyizde taraf sıfatı bulunmadığından, müşteki ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2- Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ... ile ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.