MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, sanığın olay tarihinde 7 kez aramak suretiyle katılanı rahatsız ettiği kabul edilmesine karşın; dosya arasında bulunan iletişimin tespiti kayıtları incelendiğinde, aramaların karşılıklı olduğunun anlaşılması ve sanığın, katılanın eşi ile aralarında bir ihale nedeniyle alacak verecek meselesi olduğunu, eşi ile görüşemediği için katılanı telefonla aradığı şeklindeki savunması karşısında; atılı suçun sırf katılanın huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenip işlenmediği ve “ısrar” unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy