MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, katılanın, sanığın kendisini aynı gün iki kez aramak suretiyle rahatsız ettiğini iddia ettiği ancak Telekomünikasyon İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan alınan HTS kayıtlarında katılanın sanığa 7 kez mesaj gönderdiği ve bir kez de aradığı, sanığın ise katılanı yalnızca bir kez aradığının tespit edilmesi karşısında, oluşan bu çelişki giderilmeden ve TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle sanığın ısrarla birden fazla kez aramak suretiyle katılanın huzur ve sükununu bozduğu kabul edilerek, mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 17/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy