MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2013 gün ve 2010/409 esas ve 2013/277 sayılı kararının sanık ...’ın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme eylemleri nedeniyle, sanık hakkında 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, karara karşı temyiz incelemesi talebinde bulunulduğu ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 19/12/2017 gün ve 2016/6550 esas ve 2017/5888 sayılı kararıyla sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı ile ilgili bir hüküm kurulmadığı, ayrıca temyiz etmeyen sanıklar yönünden de kararın teşmiline karar verilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KD-2018/94619 sayılı karar düzeltme talebi doğrultusunda belirtilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yeniden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde tanımlanan "örgütün" varlığının kabul edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişinin bir araya gelmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket etmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, "devamlılık" göstermesi gerekir.
Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Ancak, amaçlanan suçlan işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün varlığı için, amaç suçları işleme zorunluluğu olmadığı da dikkate alındığında, devamlılığın belirlenmesi noktasında yalnız amaç suçların sürekli bir şekilde işlenmesi değil, öncelikli olarak, amaç suçları sürekli biçimde işleme kararlılığının mevcut olup olmadığının araştırılması zorunludur.
Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; sanıklar arasında iştirak iradesinin varlığı kabul edilse de hiyerarşik bir birlikteliğin olduğunu gösterir nitelik ve yeterlilikte her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma kararının, 1412 CMUK'nın 325. maddesinin verdiği yetkiye istinaden, temyiz etmeyen sanıklara sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy