(634 S. K. m. 33, 35)
Dava: Dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Kanunu nedeniyle müdahalenin meni istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı yönetici kat malikleri kurulunun bahçenin düzenlenmesi konusunda aldığı karar ve kendisine verilen yetki doğrultusunda yapması gereken işlemlere engel olduklarını ileri sürerek muarazalarının önlenmesi ve kendilerine Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca ihtarat yapılmasını istemiştir.
Mahkemece, bilirkişinin kat malikleri kurulunun kat maliki olmayan davacı yöneticiye dava açma yetkisi vermediğine ve esasen yapılması düşünülen bahçe düzenlenmesinin uygun olmadığına dair beyanına dayanılarak ve bu beyana atıf yapılarak dava reddedilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ve bahçenin düzenlenmesini öngören 10.2.1991 tarihli kat malikleri kurulu kararında her ne kadar kat maliki olmayan yöneticiye dava açma yetkisi verilmemiş ise de, dosya içerisinde bulunan ve davanın açılmasından önce alındığı anlaşılan 8.11.1991 tarihli kararda bahçenin düzenlenmesini de kapsayan ihtilaf konularında yöneticiye kat malikleri adına avukat tutma yetkisi verilmiştir. Bu yetkinin aynı zamanda dava açma yetkisini de içerdiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda bilirkişinin kendisine verilen görev ve yetkiyi aşarak yöneticinin husumet ehliyeti bulunmadığına dair görüşü ve bu görüşe dayanılarak mahkemece bu konuda varılan sonucun varit olmadığı, yöneticinin davaya avukat tutmaya ve dava açmaya yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporundaki bahçenin tadiline ilişkin projenin uygun olmadığına dair iddianın da bu davada herhangi bir yeri bulunmamaktadır.
Davalıların kat malikleri kurulunun aldığı kararın iptali konusunda herhangi bir karşı davaları bulunmadığı gibi savunmalarında da bahçede yapılması düşünülen düzenlemeye karşı olmadıklarını bildirmişlerdir.
O halde, mahkemece yapılacak iş yöneticinin dava açmaya yetkili olduğunun kabulü ile davalıların herhangi bir muarazalarının bulunup bulunmadığı saptanması ve Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca gerekli kararın verilmesi olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy