(1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde meni müdahale, eski hale iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili Av. Semiha Görgülü tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, isimleri yazılı 8 davalının bağımsız bölümlerinde projeye aykırı olarak ortak yerlerde yaptıkları eklenti ve tadilatın neler olduğu tek tek sayılarak davalılara ait kapatılan balkonların eski hale getirilmesi, 2. bodrum kattaki tadilatın giderilerek eski hale iadesi talep edilmiş olup, mahkemece yapılan kesif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda ayrıntılı biçimde eski hale getirilmesi için yapılacak işlemler bulunmaktadır.
Mahkemece davalıların projede gösterildiği şekilde 1 ay süre zarfında eski hale gayrimenkulü getirmeleri için ihtarat yapılmasına denilmek suretiyle yetinilmiştir.
Oysa HUMK.nun 388. maddesi mahkeme kararının neleri ihtiva edeceği açıkça belirtilmiş, son fıkrada ise istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkeme kararlarının infazda tereddüt yaratmayacak nitelikte olmaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup resen dikkate alınması gereken bir husustur.
Bu durumda mahkemece yukarıda sözü edilen 388. maddesi hükmündeki esaslar dikkate alınarak yeniden gerekçeli karar yazılmak ve taraflara tebliğ edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy