(634 S. K. m. 12, 25, 26)
Dava: Davacı Ayfer Özölçer vs. ile davalı Cafer Haznedar aralarındaki kat irtifakı payının devri davasına dair Sarıyer Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 11.12.1991 günlü ve 1991/115-1183 sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 5.3.1992 günlü ve 1992/569-1033 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununun 26. maddesine göre kat irtifakı sahipleri tarafından davalı aleyhine yapılan yapının tamamlanması için kendisine düşen boçları yerine getirmediği için ana taşınmazdaki payının devri konusunda açılan dava Kat Mülkiyeti Kanununun 25 ve 26. maddelerinde belirtilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle red edilmiş ve temyiz üzerine Yargıtay'ca yapılan inceleme sonunda ortak taşınmazın kat mülkiyetine dönüşmüş olması ve 25. maddedeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması gerekçesiyle mahkeme kararı onanmış ise de, karar düzeltme istemi üzerine dosyanın yeniden incelendiğinde ana taşınmazın halen irtifak halinde bulunduğu Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/254-1989/547 sayılı kat mülkiyeti tesisi suretiyle ortaklığın giderilmesine ilişkin kararına rağmen Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesindeki koşullar gerçekleştirilmediği için kat mülkiyetine geçilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda Kat Mülkiyeti Kanununun 26. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekir.
Dosya arasında bulunan belgelere göre davalıya binanın tamamlanması için gerekli harcamaların ne olduğu ve bu harcamalardan payına düşen miktar ile bu miktarı yatıracağı banka hesabı 22.3.1990 tarihinde noterlik aracı ile tebliğ edilmiş olup, davalının ihtara rağmen yasa maddesinde yazılı 2 aylık süre içinde parayı yatırmadığı ve davanın bu sürenin bitiminden sonra 25.1.1991 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu suretle yasanın 26. maddesindeki koşullar oluştuğundan davalının arsa payının ve kat irtifakının dava tarihindeki değeri karşılığında öteki paydaşlara arsa payları oranında devrine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkeme kararının yukarıdaki nedenlerle bozulması gerekirken yanılgı sonucu onandığı anlaşıldığından davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairenin onama kararının kaldırılmasına ve açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, karar düzeltme red ve temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.6.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy