(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av.Savaş Ataöv geldi. Aleyhine temyiz olunan davacılar ve vekilleri gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Dava taşınmazdan yüksek gerilimli enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle pilon yeri ve irtifak hakkı kamulaştırması takdir edilen bedelin arttırılmasına ilişkindir.
Bilirkişi raporlarında Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak mülkiyet kamulaştırmasına konu pilon yeri dışında, önce kamulaştırılan taşınmazın bilimsel yöntemle ve gelir esasına göre değeri belirlenmiş olup, irtifak kamulaştırması nedeniyle taşınmazda meydana gelen kıymet düşüklüğü saptanmış ve buna göre hüküm tesis edilmiş bulunduğundan yöntem itibariyle bilirkişi raporlarında bir usulsüzlük görülmemiştir.
Ancak, taşınmazın bilimsel yöntemle gelir esasına göre değeri belirlendikten sonra Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin 3. fıkrasının (i) bendi dikkate alınarak, "yola ve tüketim merkezlerine yakınlığının taşıma giderlerini azaltıp, pazarlama olanaklarını arttırdığı, kadastro yolları ile bağlantılı bulunması ve yerinde tüketimin mümkün olması" gibi nitelikleri dikkate alınarak %90 oranında arttırıma gidilmiş olması, 1990 yılı fiyatları esas alınan taşınmazın değerinde fahiş bir yükselmeye yol açmış, bunun sonucu olarak da irtifak kamulaştırmasının bedelinde o oranda yükselmeye neden olmuştur. Aynı kamulaştırma sebebiyle aynı mıntıkada bulunan taşınmazlarda yapılan kamulaştırma sebebiyle açılmış olup temyiz incelemesi dairece aynı gün yapılan dosyalarda aynı gerekçelere dayanıldığı halde objektif unsur arttırım oranları, değişikliğe neden olan hiç bir gerekçe gösterilmeden %20 ile %98 arasında değişmektedir. Dava konusu bu taşınmazda %90 oranında bir arttırım yapılmış ise de taşınmazın hangi özelliklerinin daha az oranda arttırıma konu edilen diğerlerinden farklı olarak bu oranda arttırıma yol açtığı açıklanmamıştır.
Yukarıda sözü edildiği üzere kamulaştırma konusu aynı ve aynı mıntıkada olan bu taşınmazların objektif arttırıma konu olan nitelikleri itibariyle birbirlerine üstün ve eksik yönleri bulunmadığı (bilirkişi raporlarında aynı objektif nedenlere dayanılmış olduğu dikkate alınarak) için tüm taşınmazlarda objektif unsur nedeniyle yapılacak arttırımın, taşınmazların genel nitelikleri ile konumları itibariyle ve uygulanan değişik oranlara göre ortalama değeri ifade eden %60 oranından çok olmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu oran belirlenirken, mutlak %60 rakamına varılması gerekli olmayıp, taşınmazın bulunan yöntemle bulunan değerine esas alınan %4 oranındaki kapitalizasyon faizinin saptanmasına neden alınan unsurlar dışındaki niteliklerin ne olduğu açıklanmalı ve aynı yöredeki eşit özelliklere sahip olan taşınmazlar için uygulanan oran aşılmamalıdır.
Bu durumda bilirkişi raporlarında bilimsel metotla bulunan değerin objektif unsurlar nedeniyle en çok %60 oranda arttırılması ile yetinilmesi; bu suretle bulunacak değerin pilon yeri mülkiyet kamulaştırmasında dikkate alınması ve ayrıca irtifak kamulaştırması nedeniyle taşınmazda meydana gelen kıymet düşüklüğünün de buna göre hesaplanması gerekir. Bu kıymet düşüklüğü hesap edilirken, m2 için hesaplanan 4000 TL. değer kaybının, taşınmazın nihai m2 değerine göre ifade ettiği oranın aşılmamasına da özen gösterilmesi gerekir. Diğer bir deyimle, taşınmazdaki değer kaybı (kamulaştırma bedeli) hesaplanırken 4000 Tl/m2 değer kaybının hükme esas alınan bilirkişi raporundaki taşınmazın m2 değerine olan oranı, %60 objektif nedenle yapılacak artış üzerine taşınmazın yeniden bulunacak m2 değeri üzerinden hesaplanacak değer kaybında da aynen muhafaza edilip uygulanmalıdır.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan fazla değere hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece belirtilen hususlar ve açıklamalar dikkate alınıp yeniden hesap edilecek arttırıma karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına Avukatlık Ücret Tarifesinin 4/2. maddesi dikkate alınarak takdir edilen 35.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.2.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy