(634 S. K. m. 10, 12, 28)
Dava: Dava dilekçesinde yönetim planının imzalanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı M. Kayman vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davaya konu yönetim planının kat irtifakı kurulmuş bulunan ana gayrimenkule ait olmak üzere hazırlandığı anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinin d bendine göre yönetim planı, ana gayrimenkulde kat mülkiyetine geçilirken bağımsız bölümlerin kullanım tarzını belirleyen ve kat mülkiyetini kuran malik veya malikler tarafından imzalanır. Aynı yasanın 28. maddesi hükmüne göre ise yönetim planı yönetim tarzını kullanma maksat ve şeklini yönetici ve deneticilerin alacakları ücreti ve ana gayrimenkulün yönetimine ait diğer hususları düzenleyen ve bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme niteliğindedir.
Yönetim planının bu niteliği, onun hazırlanış ve bağıtlanmasını Borçlar Kanununun genel hükümlerine tabi kılar. O halde taraflar arasında bir sözleşme niteliğinde olan yönetim planı kat maliklerinin bağımsız iradeleri ile imzalayacakları bir belge olup, onu imza etmek istemeyenlerin iradeleri yerine kaim olmak üzere hüküm kurulmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Bu ilkenin tek istisnası Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca paylı taşınmazın izaleyi şüyu yolu ile kat mülkiyetine geçişi söz konusu olduğunda geçerlidir.
Esasen kat irtifakı kurulmuş bulunan ana gayrimenkulün yönetiminde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması, Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesine 2814 Sayılı Kanunla eklenen istisnai hüküm sebebiyle mümkün olmaktadır. Tüm bağımsız bölüm malikleri kat mülkiyetine geçilmesi konusunda iradelerini ihbar edip Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesi hükmü gereği tüm belgeleri imzalayıp Tapu Sicil Müdürlüğüne vermeleri halinde ancak kat mülkiyetine geçilebileceği göz önünde bulundurularak davacının mahkeme kararı ile kat mülkiyetine geçme istemi ile açtığı bu davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy