(634 S. K. m. 20, 22, 28)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ve icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın 1.826.494 TL. üzerinden iptali ve takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosya içerisinde bulunan yönetim planından anlaşıldığı üzere aralarında davalının da bir bağımsız bölümünde kiracı olarak oturduğu 5 numaralı parsel üzerindeki bina ile komşu parseller üzerindeki binaların kat malikleri arasında bazı ortak hizmetlerin yürütülmesi için bir sözleşme yapılmış olup, sözü edilen sözleşme uyarınca (ortak yönetim planı) ortak yönetime seçilen yönetici davalı kiracı hakkında ortak yönetimle ilgili giderleri ödememesi nedeniyle icra takibinde bulunmuş, itiraz üzerine ise bu dava açılmıştır.
Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Yasasına göre çözümlenmiş ise de, uyuşmazlığın bu yasa hükümlerine göre çözümlenebilmesi için binalarda Kat Mülkiyetine ya da kat irtifakına geçilmiş olması gerekir. Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine göre aynı parsel üzerinde bulanan binalarda ancak kat mülkiyeti kurulabilir ve Kat mülkiyeti hükümleri bu binaların bağımsız bölümleri hakkında geçerlidir.
Ayrı ayrı parseller üzerinde kurulan binaların bağımsız bölüm malikleri ortak yerlerin yönetimi için sözleşme ile ortak bir yönetim tarzı kabul edebilir iseler de böyle bir kabul genel hükümlere tabi bir sözleşme niteliğinde olup yalnız tarafları bağlar. Davalı kiracı olup bu sözleşmeye (yönetim planı) taraf olmadığına göre sözleşme hükümleri ile bağlı değildir. İçinde oturduğu bağımsız bölüm bir bölümünü teşkil ettiği ana gayrimenkulde kat irtifakı tesis edilmiş ise de uyuşmazlık, hakkında yapılan icra takibine konu alacak bu ana gayrimenkulün yönetiminden değil diğer parseller üzerinde inşa edilmiş binaların da dahil olduğu ortak yönetimden kaynaklanmaktadır.
Bu durumda ortak yönetimin yöneticisi olan davacının aynı parselde kat maliki de olmadığı için Yasanın 20. maddesinin değişik ikinci fıkrası uyarınca aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı da dikkate alınarak, kiracı olan davalı hakkında Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesinin 1. fıkrası hükmü uygulanamayacağından, icra takibi yapamaz ve dava açamaz.
Ancak, davalı kiracı D. Tokmaktepe 31.10.1991 tarihli kat malikleri toplantısına katılıp aidatın toplanacağına dair kararı imzalamış olduğu cihetle bu taahhüdü ile bağlı olduğundan davanın bu sebeple kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici sebeplere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 15.10.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy