(634 S. K. m. 28)
Dava: Dava dilekçesinde yönetim planının iptali ve yeniden tescili istenilmiştir. Mahkemece tescil edilen yönetim planıyla ilgili mahkeme kararının kesinleştirilmesi ve (şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin...) hususundaki daire bozması dikkate alınarak davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, ana gayrimenkulde 31.12.1985 tarihinde kat mülkiyetine geçilirken, yönetim planının, eski projeye göre 37 bağımsız bölüm dikkate alınarak düzenlenip bunun tapuya tescil edildiği, oysa kat mülkiyetine geçişten önce 30.6.1969 tarihli tadilat projesine göre, 20.8.1968 tarihli asıl proje uyarınca mevcut 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler yerine 2, 3, 38, 39 ve 40 nolu bağımsız bölümlerin ihdas edildiği ileri sürülerek, kat mülkiyetine geçilirken tescil edilen yönetim planının iptaline, sözü edilen değişikliği içerecek biçimde ve Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 1976/1055 esas sayılı dosyasında verilen 8.9.1977 tarihli karar konusu olan yönetim planı gibi düzenlenecek yeni yönetim planının tesciline karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece talep aynen kabul edilerek tüm bağımsız bölümlere arsa paylarının ana binanın 40 bağımsız bölümü içerecek biçimde yeniden düzenleyen yönetim planının tapuya tesciline, 3 ve 2 nolu mesken niteliğindeki bağımsız bölümlerin tapudaki kayıtlarının iptali ile arsa paylarının değiştirilip, ayrıca 38, 39 ve 40 nolu bağımsız bölümlerin de (dükkan olarak) ilavesi ile bunlarında yeni arsa payları verilerek tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesi hükmü dikkate alınarak uygulamada yerleşmiş ve Yargıtayca benimsenmiş esaslara göre yönetim planı ana gayrimenkulün yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenleyen bir sözleşme hükmü de olduğu için bunun dışında hiçbir şekilde ayni hak ihdasına dayanak olamaz. O halde yönetim planıyla herhangi bir ayni hak kazanılamayacağına göre, yönetim planına dayanılarak tescil kararı da verilemez.
Mahkemece, tapuya tesciline karar verilen yönetim planında 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin yeni şekil ve arsa payları yanında 38, 39 ve 40 nolu bağımsız bölümlerin 30.6.1969 tarihli bir tadilat projesine dayalı olduğu için bu yolda hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, bu bağımsız bölümlerin projeye bağlanmış olmaları yeterli olmayıp, bu proje ile kazanılan yeni bağımsız bölümlerin, daha önce tapuya tescil edilmiş olmaları zorunludur. Bu tescil işlemi kat mülkiyetine henüz geçilmemiş, kat irtifaklı gayrimenkullerde 2981 sayılı kanunun 16. maddesinin 3290 sayılı kanunla getirilen değişiklikteki koşullar dairesinde; Kat mülkiyeti kurulmuş binalarda ise Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesi uyarınca ancak yapılabilir.
Mahkemece bu yollardan herhangi biriyle tescil işleminin yapıldığı ya da tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölümlerin (2 ve 3 nolu) işyerine dönüştürüldüğü (Kat Mülkiyeti Kanununun 24. maddesindeki usul dairesinde araştırılıp saptanmadan) karar verilmiştir.
O halde yönetim planının iptal ve yenisinin ikamesi konusundaki istem dahi yukarda sözü edilen yeni bağımsız bölümlerin tapuya tescili ile ancak mümkün bulunduğundan mahkemece yapılacak iş, davacılara yukarıda sözü edilen yasa hükümleri gereğince 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin nitelik ve mahiyetlerindeki değişiklik ve 38, 39 ve 40 nolu bağımsız bölümlerin tapuya tesciline ilişkin dava açıp mahkeme kararı getirmeleri için mehil vermek ondan sonra ancak hasıl olacak sonuca göre bu davadaki istemleri hüküm altına almak olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy