(634 S. K. m. 42)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirmeye karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Kat Mülkiyeti Kanununun 42. maddesi hükmüne göre ana gayrimenkulün ortak yerlerinin düzgün ve daha rahat kullanılması veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılması için yenilik ve ilaveler kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri kararla mümkündür.
Ana gayrimenkulün, otopark yapılmasına oyçokluğu ile karar verilen yerin projesine göre özel tahsisli olmayıp açık alan niteliğinde bulunduğu saptandığına göre yukarıda sözü edilen yasa hükmü uyarınca açık ve boş olan bu alandan şehirlerimizin içerisinde bulunduğu park sıkıntısı da dikkate alınarak park yeri yapılmasında ve kullanılmasında ilke olarak yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak böyle bir kullanımın kat maliklerinin haklarını ihlal etmemesi ve rahatsızlık vermemesi gerektiği de dikkate alınmalıdır. Bilirkişi davacıya ait bağımsız bölümün pencere seviyesinin park olarak kullanılmasına karar verilen yerin 90 cm yukarısında olduğunu, bu nedenle davacıya rahatsızlık vereceğini beyan etmiş ise de, park yerinin pencereden geriye çekilmesi ve bu suretle rahatsızlığın, yoldan geçen araçların çıkardığı gürültü ile esasen mevcut olduğu iddiası da dikkate alınarak, tahammül edilebilir makul bir seviyede azaltılıp azaltılamayacağı hususu incelenmemiştir.
Mahkemece açık alanın, kat maliklerinin pay ve paydaş çoğunluğu ile alacakları karar ile park olarak kullanılabileceği ilkesi kabul edilerek, yukarıdaki hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle kat malikleri çoğunluğunca kararlaştırılmış park yeri kullanımının belirtilen şekilde mümkün olup olmayacağı, mümkün olması konusundaki tedbirlerin ne olabileceği konusunda bilirkişiden ek rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir;
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy