(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin artırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Kanununun 11. maddesinin 3. fıkrasının f bendi arazilerde, taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu kullanılması halinde getireceği net gelir dikkate alınarak değerlendirme yapılmasını öngörmüştür. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda dere yatağında kaldığı anlaşılan taşınmazın, tarımsal gelir getiremeyeceği kabul edilerek, ıslah edilmesi koşuluyla getirebileceği net gelir hesaplanmış ve bundan ıslah masrafları düşülerek sonuca varılmıştır.
Takdir komisyonu raporunda dahi, taşınmazın dere yatağında bulunduğu saptanmış olduğuna göre, taşınmazın gelir getirici bir tarımsal faaliyette kullanılmasının bu surette mümkün olmadığı, ancak dere sularının mevsim itibariyle çekilip çekilmediği, çekilmesi halinde de mevsimine göre tarımsal faaliyette bulunulmasının mümkün olup olmadığı, mümkün olduğu takdirde de ekilecek ürünün niteliğine göre bir gelir belirlemesi yapılmasının mümkün olduğu dikkate alınarak, bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.7.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy