(2942 S. K. m. 11)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü
Taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinde ve uygulanan yöntemde bir isabetsizlik olmadığından sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Emsal taşınmazın satış fiyatı satış tarihinden değerlendirme tarihine getirilirken uygulanacak resmi fiyat artış birimlerinin aynı olması gerektiği halde 1. bilirkişi kurulu raporu ile 2. bilirkişi kurulu raporu arasında mevcut farklılığın giderilmeyerek emsal taşınmazın değerlendirme tarihindeki gerçek değerinin saptanmaması,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporlarından birincisinde değerlendirme tarihi itibariyle 787.767 TL./m2 değerinde olduğu saptanan emsalin dava konusu taşınmazın %90'ı değerinde olduğu, ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise bu defa değerlendirme tarihi itibari ile emsalin değeri (1.007.786 TL./m2) olarak bulunmuş ve dava konusu taşınmaza göre %70 daha değerli olduğu açıklanmış olduğu halde dava konusu taşınmaza yanlış hesap ve oranlamanın sonucu yanlış değer verilmiş ve bu suretle hem iki rapor arasında çelişki yaratılmış ve hem de ikinci bilirkişi kurulu raporundaki ifadenin yapılan hesaba yanlış yansıtılmış olması,
3-Her iki bilirkişi kurulu raporundan dava konusu taşınmaz emsal ile karşılaştırılırken her iki taşınmazında nitelikleri ayrı ayrı belirlenip bu niteliklere göre taşınmazların yekdiğerine üstün ve eksik yönlerinin gerekçeleri ile açıklanması gerekirken bu konuda genel nitelikte bir ifade kullanılıp ve sadece taşınmazın konumundan söz edilerek oran belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukardaki hususlar dikkate alınarak Devlet İstatistik Enstitüsünden alınan verilere göre her iki bilirkişi kurulundan ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.2.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy