(634 S. K. m. 19)
Dava: Davacı N. Pekarun ile davalı E. Günay aralarındaki müdahalenin meni ve eski hale getirme davasına dair Üsküdar 4. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 22.09.1994 günlü ve 1994/268-594 sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 24.11.1994 günlü ve 1994/12415-14987 sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davalıya ait 1 numaralı bağımsız bölümün ana binanın aynı cephesindeki diğer bölümlerle birlikte mimari projeye aykırı olarak inşa edildiği, binanın değişik istikametlerde genişletildiği ve bu genişlemenin binanın bütün bağımsız bölümlerini şamil olduğu bilirkişi beyanı ile karar düzeltme dilekçesi ekindeki, aynı bina ile ilgili olarak bu davanın davalısı Erdenin, bu davanın davacısı N. aleyhine aynı nedenle açtığı ve Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/804 esas numarasında kayıtlı davası sonunda verilen kararın bozulmasına dair 13.10.1994 tarih ve 1994/9569-12213 sayılı Dairemiz ilamı ve o davanın bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu bilirkişi beyanına dayanılarak dava konusu 3 numaralı bağımsız bölümün projesine uygun eski hale getirilmesine karar verilmiş ise de, yukarıda belirtildiği gibi projeye aykırılık gerçekte binanın inşası sırasında cephenin tamamında geçerli ise, eski hale getirmenin, binanın yıkılmasını gerektirip gerektirmeyeceği ve sadece davalı bağımsız bölümünün eski hale getirilmesi halinde aynı cephedeki diğer bölümlerin arz edeceği durum dikkate alınmamıştır.
Ana gayrimenkulün mimari projesine uygun olması ana kural ise de, binanın inşa edilirken tamamını kapsayan projeye aykırılık, ana binanın tamamını ilgilendiriyor ve etkiliyor ise, bu şekilde bir eski hale getirme binanın kaybına yol açabileceği ya da ortak yerlerin tamamında değişiklik gerektireceği hallerde tüm bağımsız bölüm maliklerinin davaya dahil edilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Ayrıca, projeye uygun hale getirme, binanın yıkılıp yeniden yapılmasını gerektiren hallerde, bu istemde bulunan bağımsız bölüm malikinin hukuki yararı ve hüsnüniyeti bulunup bulunmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece bu yönde bir inceleme ve araştırma, gerekirse uzman bilirkişiler de dinlenerek yapılmalı ve ondan sonra balkonlarla ilgili kapatma iddiaları da dahil edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Buna göre mahkeme kararı bozulması gerekirken yanılgı sonucu onandığı anlaşıldığından, karar düzeltme isteminin kabulüyle Daire onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile, karar düzeltme harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy