(634 S. K. m. 16, 19)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi raporuna dayanarak yönetim planında ya da başka herhangi bir belgede münhasıran davalının yararlanmasına terk edilmemiş olduğu anlaşılan terastan her iki malikin de yararlanması gerektiğine dair saptama yerinde ise de dosya içerisinde bulunan yapı planına göre her bir bağımsız bölümün ayrı kapısı mevcut olup, davalı bağımsız bölümünün sokağa açılan dış kapısı merdivenle davalının bağımsız bölümüne açılmakta, davalı tüm savunmalarında da davacının terasa çıkışının ancak kendine ait salondan mümkün olacağını ileri sürmekte bilirkişi raporunda ise bu konuda yeterli açıklık bulunmamaktadır.
Terasa çıkış davalının iddia ettiği gibi davalıya ait bağımsız bölüm içinden sağlanıyorsa, davacının terastan yararlanması ancak orada arıza olarak çıkabilecek herhangi bir kullanım söz konusu olduğunda mümkündür. (örneğin televizyon anteni takılması ve bakımı, baca tamiri vs.)
Mahkemece gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılarak davalı bağımsız bölümü ile terasın ve merdivenin bağlantıları açık biçimde saptanmalı, yukarıda açıklandığı gibi davacının bir yararlanması söz konusu olacak ise bunun davalının belli zamanlarda izin vermesiyle mümkün olacağının kabulü ile hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy