(634 S. K. m. 20, 28)
Davacı N. Kuzulu ile davalı Fethiye Güncü vs. aralarındaki kat malikleri kurulu kararının iptali davasına dair Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.10.1994 günlü ve 1994/385-1163 sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 21.2.1995 günlü ve 1995/1515- 2230 sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Yönetim planının 12. maddesinin değiştirilmesine ilişkin kat malikleri kurulunca 4/5 oranını aşan çoğunlukla verilen karara karşı muhalif kalan davacı tarafından, kazan tamiri, yağlıboya, badana, çatı vs. tamirleri için yapılacak giderlerin eşit olarak ödenmesine dair anılan maddenin (b) bendinin iptali konusunda açılan dava sonunda mahkemece, davanın bu maddenin tüm değişikliğine yönelik olduğu kabul edilerek yönetim planının ancak oybirliğiyle değiştirilebileceği gerekçesiyle, esasa girilmeden iptal edilmiştir.
Temyiz üzerine dairece, bozma ilamında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere yönetim planının, Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereği, 4/5 çoğunlukla değiştirilebileceği, 20. maddenin 1. fıkrasında yer alan giderlerin kat malikleri arasındaki bölüşümünün de yönetim planıyla düzenlenebileceği, o halde, yönetim planının masraf bölüşümüne dair sözü edilen maddesinin bu yasal çoğunlukla değiştirilmesinin mümkün olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş, mahkeme kararında, işin esasına girilip bu değişikliğin hak ve nesafete uygunluğu konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığı için bozma ilamında bu hususlara değinilmediği gözlenmiştir.
Karar düzeltme isteminde davacı, yönetim planının anılan hükmünün 4/5 çoğunlukla değiştirilebileceğine dair daire kararı yasaya uygun olduğunu ancak, değişikliğin hakkaniyete uygun olmadığını vurgulamış olduğu gözönünde bulundurularak dosya yeniden incelenmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinin birinci fıkrasındaki masraf bölüşümü, yönetim planında yer alacak hususlardan biri olduğu cihetle bunu düzenleyen yönetim planı hükmü 28. maddenin değişik 3. fıkrasına göre kat maliklerinin 4/5 oyuyla değiştirilebilir. Bozma ilamının buna yönelik bölümünde usul ve yasaya aykırılık ve düzeltilmesi gereken bir husus bulunmamaktadır. Ancak, yapılan bu değişikliğin, hakkaniyete ve yararlanılan hizmetin niteliğine göre davacı yönünden adil olmayan bir durum teşkil edip etmediği ve yukarıda sözü edilen 20. maddenin, kat maliklerince aksine kararlaştırabilecekleri hususlar kapsamında bulunup bulunmadığı mahkemece tartışılmamış bulunduğundan, bozma ilamında kesin sonuç doğurur biçimde, davanın reddine karar verilmesi gereğini ifade eden biçimdeki ibarenin kaldırılması ve bozmanın mahkemece yukarıda belirtilen konuda araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi yolunda değiştirilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla sair karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiş ise de, istemin bu yönden kabulüyle dairenin bozma ilamında, davanın reddine karar verilmesi gereğine değinen ifadelerin kaldırılmasına, yönetim planında yapılan değişikliğin şeklen yasaya uygun olmakla beraber, bu değişikliğin hakkaniyete ve genel olarak Kat Mülkiyeti Kanununun genel ilkeleri dikkate alınarak yasaya uygun olup olmadığının tartışılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere mahkeme kararının bu ek gerekçe ile BOZULMASINA, 09.06.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesinin 2814 sayılı Yasa ile değişik üçüncü fıkrası, yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyunu yeterli saymaktadır. Ancak, bu kural mutlak değildir. Özel maddesinde oybirliği aranan durumlarda bu konulara ilişkin olarak yapılacak yönetim planı değişikliklerinin oybirliğiyle yapılması gerekir.
20. Maddenin ilk fıkrasında kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça denilmek suretiyle bağımsız bölüm maliklerinin her birinin bu tür bir anlaşmayı onamaları koşuluyla 20. maddenin öngördüğünden değişik bir düzenlemeye gidilebileceği vurgulanmıştır. Elli bağımsız bölümden oluşan bir taşınmazda, on bağımsız bölüm sakininin onamadığı bu çözümü anlaşma olarak nitelemek olanağı yoktur. Anlaşma ancak oybirliği mevcutsa vardır. 2814 sayılı Yasa 20. maddeyi de değiştirmiştir. Yasa koyucu maddede sözü edilen değişikliklerin beşte dört çoğunlukla yapılabileceğini öngörseydi bunu açıkça belirtir, oybirliği ile yapılması doğası gereği olan anlaşma sözcüğünü kullanmazdı.
Kaldı ki, 20. maddeyle yasa koyucu adil bir çözüm getirmiş, genel uygulamanın bu yönde olmasını istemiş, ancak her bir kat malikinin anlaşması halinde maddede öngörülenden farklı bir yöntemin uygulanmasına izin vermiştir. Ortada yasanın öngördüğü bir çözüm bulunduğuna, oybirliği istenmesi halinde çözümsüzlüğe gidilmesi söz konusu olmadığına göre, maddenin anlaşmayı kolaylaştırma biçimde yorumlanmasına gerek de bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Kararın onanması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy