(634 S. K. m. 3, 52) (743 S. K. m. 633)
Dava: Dava dilekçesinde arsa payının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Kat Mülkiyeti Kanununun 52. maddesi hükmü uyarınca hava hakkı tesis edilmiş bulunan gayrimenkul üzerindeki irtifak haklarının anılan maddenin c bendi uyarınca tapu idaresince resen kat mülkiyetine geçilmesi üzerine açılmış olup, kat mülkiyetine geçilirken 6 bölüm dışındaki bağımsız bölümlere de arsa payı verilmek suretiyle tescili ve arsa paylarının yeniden düzenlenmesi istemlerini içermektedir.
Böyle bir dava açıldığında mahkemece yapılacak iş, hava hakkı konusu olan bağımsız bölümlerin değerlerinin ayrı ayrı tespiti, niteliklerinin belirlenmesi ve Kat Mülkiyeti Kanununun 3. maddesindeki esaslar dairesinde her birine verilecek arsa payları üzerinden tescile karar vermek olmalıdır.
Mahkemece mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişilerden rapor alınmış ise de, bilirkişi raporunda, bağımsız bölümlere tahsis edilen arsa paylarının raporda belirtilen yüzölçümleri ile orantılı olmadığı görülmüştür. Örneğin davacılara ait 4 dükkanın ortalama yüzölçümleri 9 m2 civarında iken bunlara ortalama 1500/9986şer arsa payı verilmiş, aynı ve daha çok yüzölçümündeki davacıya ait dükkanlara ise ortalama 50/9986 pay verilmiş olup, bu paylar bilirkişinin belirlediği değerlerle orantılı ise de değerlerin neye göre hesaplandığı konusunda bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında herhangi bir bilgi mevcut değildir.
Ayrıca davacılara ait dükkanların idarece kamulaştırıldığı anlaşılmakta olup kamulaştırmanın kesinleşip kesinleşmediği, Medeni Kanunun 633. maddesi hükmü uyarınca mülkiyetin idareye geçip geçmediği konusunda da herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece gerekirse yeniden keşif de yapılarak her bir bağımsız bölümün nitelikleri saptanmalı, değerine etkili olan nedenlerin ne olduğu açıklanmalı ve Yargıtayın da denetimine olanak verecek biçimde değerlerine ve dolayısıyla tahsis edilen arsa paylarına etkili unsurlar bilirkişi raporlarında açıklanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy