(2762 S. K. m. 27, 28, 29)
Dava: Dava dilekçesinde taviz bedelinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Vakıflar Kanununun 27 ve devam eden maddelerine göre mukataalı ve icareteynli vakıfların tavize dönüşen icareteyn ve mukataa bedelleri vakıflar idaresince tahsil edilir. Taviz bedellerinin ne surette hesaplanacağı 27. maddede yazılı olup, bu taviz karşılığının ödenmemesi halinde yapılacak işlem 28 ve 29. maddede açıklanmıştır. Bu maddelere göre ise ödenmeyen taviz bedelleri karşılığında gayrimenkul ipotek edilmiş sayılır. Görülüyor ki tüm bu işlemler vakıflar idaresi tarafından idari bir prosedür içinde tamamlanacaktır.
Bu durumda davacı hakkında herhangi bir takip ve vaki bir istem bulunmadan davacının ödenecek taviz bedelini mahkemede tespit ettirmek istemesinde bir hukuki yararı bulunmadığı gibi idare tarafından Emlak Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca takdiri yapılacak değerin adliye mahkemesinde tespit ettirilmesi de görev yönünden usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy