(743 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 368, 369)
Dava: Dava dilekçesinde oğlu B.'in isminin H. olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay'daki yerleşmiş uygulamalara göre yasal bir engel bulunmadıkça kişinin tanındığı ve çağrıldığı ismi resmen taşımayada hakkı vardır. Bunun kanıtlanması halinde Medeni Kanunun 26. maddesindeki haklı nedenin varlığı kabul edilmektedir.
13.10.1993 tarihli dava dilekçesinde davacı tanık ve her türlü delille davasını ispatlayacağını bildirdiğine göre mahkemece davacı tarafın göstereceği delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davacının mücerret beyanına dayanılarak davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.5.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy