(634 S. K. m. 22)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Sağlık Bakanlığı vekili ile R. A. Güleç tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Mahkeme müddeabih miktarına rağmen kendisini görevli kabul ederek davayı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre çözümlemiş ve hüküm tesis etmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kat mülkiyeti ancak tek bir parsel üzerindeki yapılarla ilgili olarak tesis edilebilir. Ayrıca ödenmeyen aidat ve giderlerle ilgili dava bu parsel üzerindeki bağımsız bölüm maliklerinin usulüne uygun olarak seçtikleri yönetici veya yine aynı parsel üzerinde bağımsız bölüm maliki olan kişi tarafından açılabilir. Bu koşullar ve sıfatlar bulunmadıkça davaya Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanamayacağından mahkemece tapu kayıtları da dahil olmak üzere ilgili belgeler getirtilmeden mahkemenin kendisini görevli sayarak davanın esası hakkında hüküm tesisi,
2- Dava E. Toplu Yapı Yönetimi vekili olduğunu söyleyen kişi tarafından tevkil edilen avukat aracılığı ile açılmış ve vekaletmane örneğinde müstenidattan söz edilmekte ise de bu müstenidatın ne olduğu belirtilmemiş olduğu halde vekalet veren davacının sıfatının kesin olarak belirlenmesi bakımından müstenidatın dosyaya getirtilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda yapılması öngörülen tahkikatta esas olmak üzere davalının oturduğu bölümün tapu kaydı, vekalet veren avukatın vekaletname müstenidatı, ana gayrimenkul yönetimi adına vekaletname veren yöneticinin yönetici seçildiğine dair kat malikleri kurulu kararı, bu kararı veren kat maliklerinin davalı ile aynı parselde kat malikleri olduğunu belirleyen belgenin (tapu kaydı vs.) dosyaya getirtilerek öncelikle görev yönünün belirlenmesi gerekir.
Bu suretle gerekli belgeler toplandıktan sonra uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanununa göre çözümlenmeyeceğinin saptanması halinde, dosyaya konulan E. Toplu Yapı Yönetim Planı, taraflar arasında sözleşme niteliğinde olacağından, davaya genel hükümler dairesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmelidir.
Kabule göre de;
3- Dava, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre ödenmesi gereken ortak giderleri süresinde ödemeyen kiracı ile bağımsız bölüm maliki hakkındaki icra takibi üzerine vaki itirazın iptali ile icranın devamına ilişkin olup, mahkemece Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesi hükmüne dayanılarak kiracı memur ile lojmanın maliki olan Sağlık Bakanlığının müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesi ortak giderlerden kat maliki ile birlikte kiracıyı da müteselsilen sorumlu kılmışsa da bağımsız bölüm Kamu Konutları Kanununa tabi olması nedeniyle 2946 Sayılı Kamu Konutları Kanununun da bu kapsamda uygulanması zorunluluğu vardır. Sözü edilen kanununun 6. maddesinin b bendi kendilerine kamu konutu tahsis edilenler tarafından karşılanacak giderleri saymış olup, bunlar arasında takibe konu olacak kalemleri de bulunmaktadır. Yasanın bu hükmü karşısında ve bu yasa hükmüne göre çıkarılmış olduğu bilinen genelge ve Bakanlar Kurulu Kararları dikkate alındığında, yasal bir tahsis işlemine dayanılarak içinde oturulduğu sürece lojmanın maliki bulunan Sağlık Bakanlığının (Hazine) bu giderlerden sorumlu tutulmaması gerektiği dikkate alınarak bu konuda inceleme yapılmalıdır.
4- Diğer taraftan davalılar dava konusu edilen bölüm aidatının ödendiğini ileri sürüp, birtakım belgeler ibraz ettikleri halde, bu ödemelerin icra takibine konu alacağa ait olup olmadığı konusunda hiçbir inceleme yapılmadan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece inceleme sonuçları ve uygulanacak yasa ile görev konusu belirlendikten sonra Sağlık Bakanlığının yukarıda açıklanan sorumluluğu ile ilgili diğer davalının ödemede bulunduğuna dair savunması göz önünde bulundurularak, davacının delilleri tahkik edilmeli gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı saptanmalı ve bu suretle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalılardan R. A. Güleçe iadesine, 10.7.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy