(634 S. K. m. 1, 34, 35)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ve alacağın faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, adına açılan A. 2. Sitesi getirtilen tapu kaydına göre 173308- 17309 ve 17311 numaralı bağımsız parseller üzerine kurulmuş olup, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kat mülkiyeti ancak bir parsel üzerinde kurulabileceğinden birden çok parseli kapsayan site yönetimi adına açılan davalarda, davanın Kat Mülkiyeti hükümlerine göre çözümlenebilmesi ve bu suretle sulh mahkemesinin, Kat Mülkiyeti Kanununun ek 1. maddesi hükmüne göre müddeabih miktarına bakılmaksızın görevli olabilmesi için yöneticinin, davalının bağımsız bölüm maliki olduğu ya da fiilen oturduğu parsel üzerindeki anagayrımenkulde kat maliki olması zorunludur. Çünkü Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre yöneticinin de, bu kanun hükümleri dairesinde yasal yetkilere sahip olabilmesi için tek parsel üzerindeki anagayrımenkulün kat malikleri tarafından seçilmiş olması gerekir.
Dosyaya getirtilen tapu kaydına göre yönetim adına avukata vekalet vererek dava açan kişi 17308 parsel üzerindeki A2 Blok'ta, davalı ise (iddiaya göre) 17311 parsel üzerindeki B3 Blok'ta oturmaktadır. Yargılama sırasında yeniden seçilen yönetici dahi siteye dahil herhangi bir parselde malik olmadığı gibi, münhasıran davalının bulunduğu parsel üzerindeki bağımsız bölüm malikleri tarafından da seçilmemiştir.
Bu durumda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin bu uyuşmazlıkta uygulanması sözkonusu olmayıp, uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme olarak nitelendirilerek yönetim planına göre çözümleneceğinden, müddeabih miktarı dikkate alınarak davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy