(634 S. K. m. 42, 44)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin meni ve kal istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mimari projesinde yer almadığı halde, kat mülkiyeti tesis edilmiş bir yapıda ortak yerlerden olan merdiven sahanlığına inşa edilen dükkanın yıkılması sureti ile vaki müdahalenin önlenmesine ilişkindir.
Bu suretle kazanılmış bulunan bağımsız bölüm Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesi kapsamındadır. O nedenle anılan maddede sözü edilen tüm hususlar yerine getirilip dükkan tapuya malikleri adına tescil edilmedikçe haksız müdahale teşkil eder.
Kat Mülkiyeti Kanununun 42. maddesi, ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yönelik yenilik ve ilaveler ile ilgilidir. Merdiven sahanlığına inşa edilip kiraya verilen dükkan olduğuna göre ortak yerlerin düzgün veya bunları kullanmanın daha rahat veya kolay bir hale konulması söz konusu olmadığı gibi, maddede sözü edilen, elde edilecek faydanın çoğaltılması keyfiyeti de varit değildir. Çünkü burada sözü edilen fayda, ortak yerlerin tahsis amacına uygun olanıdır. Ortak yere dükkan yapılıp kiraya verilmesi, ortak yerden elde edilen faydanın çoğaltılması niteliğinde değildir. Bu nedenle mahkemenin, yapılan değişikliğin 42. madde kapsamında olduğuna dair kabulü yerinde olmayıp, yukarıda açıklandığı gibi tüm paydaşlar adına da olması yeni bir bağımsız bölüm kazanılmasıdır. O halde, ana gayrimenkulde tüm bağımsız bölüm maliklerini gösterir tapu kaydı getirtilip, kat malikleri kurulunca alınan kararın 44. maddenin a bendinde öngörülen karar olup olmadığı ve aynı maddenin b ve c bentlerinde sözü edilen koşulların yerine getirilip getirilmediği saptanmadan sözü edilen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy