(2942 S. K. m. 11) (818 S. K. m. 103, 104)
Dava: Dava dilekçesinde, elkoyma tarihinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı İdarece yapılan kamulaştırma sebebi ile açıldığı anlaşılan bedel artırım davalarından faiz başlangıcına esas alınmak üzere taşınmaza İdarece elatma tarihinin tespitine ilişkin olup, mahkemece de bu yönde tahkikat icra edilip hüküm kurulmuştur.
Kamulaştırma sebebi ile bedel arttırımı davalarında faiz, Yargıtay uygulamalarına göre bu arttırım davaları ile birlikte istenebileceği gibi, diğer yasal koşullar mevcut ise, bağımsız bir davaya da konu olabilir. Her iki halde faiz başlangıcı, bu davalarda verilecek kararın unsuru olduğundan, iddia ve müdafaa çerçevesi içerisinde araştırılıp tespit edilir. Bedel artırımına ilişkin davada faiz istenmiş, veya faiz istemi ayrı bir dava konusu edilmiş; ya da dava açılmamış olsa bile faiz bu hallerin birinde istenebilir ve dava konusu edilebilir ise, faiz başlangıcı, edayı içeren bu davalarda tahkik ve tespit edilecektir. Eda davasına konu olabilecek veya eda davası içersinde incelenip hüküm altına alınabilen bir hususun tespit davasına konu edilmesinde davacının hukuki yararı yoktur.
Yargıtay'ın öteden beri yerleşmiş ve istikrar bulmuş uygulamalarına göre, eda davası açılması mümkün olan hallerde davacının tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Bu kural karşısında mahkemece görülen başka bir eda davasında, faizin başlangıcı olacak elatma tarihinin belirlenmesi için davacının dava açabileceğine karar verilmiş olması, yukarıdaki açıklamalar karşısında davacıya bu konuda dava açma hakkı bulunduğunun kabulünü gerektirmez ve davayı gören hakimi bağlamaz. O nedenle davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy