(1086 S. K. m. 409)
Dava: Dava dilekçesinde aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi istenilmiştir.
Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Adnan Ç... tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan bozma ilamı gereği 4.10.1995 tarihli oturumda davacı vekiline belediye nezdinde girişimlerde bulunmak üzere 30 gün süre verilmiş, bunu izleyen 22.11.1995 tarihli oturumda, davacı vekilinin istemi üzerine bu sürenin ne olduğu belirtilmeden yeniden süre verilmesine karar verilmiş olup, duruşma gününden önce davacı vekili mazeret dilekçesi vererek dilekçesine posta pulu da eklediğini bildirmiş olmasına ve mahkemece mazeret kabul edilerek duruşma gününün kendisine bildirilmesine karar verilmesine rağmen ne anlamda olduğu anlaşılamayan şekilde eksik masraf nedeniyle davetiye çıkmadı şeklinde not düşülüp davacı vekilinin gelmediği 13.3.1996 tarihli oturumda davalı vekilinin davayı takip edeceğine dair beyanı dikkate alınarak davacı vekiline yine tebligat yapılmadan aynı oturumda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereği yapılmak üzere davacı vekiline gerekli ve yeterli mehil verilmeli ve bu mehil sonunda hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazalı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy