(634 S. K. m. 19, 44) (743 S. K. m. 649)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin meni ve kal istenilmiştir. Mahkemece davacılara tazminat ödenmesinin kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar bağımsız bölüm maliki bulundukları ve projesine göre bir bodrum, bir zemin ve dört normal kat olan ana gayrimenkulün üzerine davalılar tarafından inşa edilen ek kata sözleşme gereği muvafakat ettiklerini, ancak davalıların, bu konuda kendilerine yetki veren 31.10.1980 tarihli noterden tasdikli sözleşmeye aykırı olarak ilave edilen bu katın üzerine yalnız teras katı çıkmaları gerekirken tam kat çıktıklarını bildirerek sözleşmeye aykırı olarak inşa edilen bu katın yıktırılmasını istemişlerdir.
Mahkemece projeye aykırı olup, dava konusu edilen bu katın yıkılmasının aşırı zarar doğuracağı gerekçesiyle kat maliklerine bilirkişice belirlenen tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
Kat irtifakı tesis edilmiş olup, projesine göre tamamlanmış ve iskan edilmiş olan yapıda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır. Sözü edilen Yasanın 19. maddesi hükmüne göre böyle bir yapıda projeye aykırı herhangi bir inşaatın yapılması tüm kat maliklerinin muvafakatini gerektirir. Belediyece böyle bir inşaata izin verilmesi paydaşların muvafakatinin alınması zorunluluğunu bertaraf etmez. Bunun dışında anılan Kanunun 44. maddesi hükmüne göre de ana yapının üstüne kat ilavesi dahi tüm kat maliklerinin bu konuda verecekleri bir kararla mümkündür.
Yukarıda sözü edilen noterden tasdikli sözleşmede kat malikleri her ne kadar davalılara bir kat ve üstüne bir teras inşasına muvafakat etmiş iseler de, bu muvafakat ana gayrimenkulde kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayan bir evrede gerçekleşmiş olup, bu Yasa hükümlerinin uygulanması söz konusu olduğunda, yukarıda açıklandığı gibi 44. madde hükümleri meri olacağından önceki muvafakate dayanılarak ek kat çıkılamayacağı gibi, sözü edilen muvafakat dahi ek kata değil teras katına ilişkindir.
Kat Mülkiyeti Kanununun özel hükümlerinin uygulandığı hallerde Medeni Kanunun 649. maddesinin uygulanma olanağı da yoktur.
Bu durumda davanın kabulü ile tüm kat maliklerinin aldıkları bir karar üzerine düzenlenmiş proje tadilatına dayalı olmayan katın yıkılması suretiyle müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gerekirken kararın kendi içinde de çelişki yaratacak biçimde tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy