(2762 S. K. m. 1, 40) (743 S. K. m. 376)
Dava: Dava dilekçesinde galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, vakfın mütevellisi bulunan davacı, vakıftan galle fazlasına müstehak olduğunun tespitini istemiştir.
Davacı mütevelli mülhak vakfın mümessili olup Vakıflar Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca vakfın idarecisi bulunduğuna göre vakıf aleyhine açabileceği bir davada Medeni Kanunun 376. maddesi de dikkate alınarak vakfa bir kayyım tayin edilmesi ve kayyımın huzuru ile bu davanın görülmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Böyle bir davada Vakıflar Genel Müdürlüğü de Vakıflar Kanununun 40. maddesine göre hasım durumunda ise de bu husus vakfa yöneltilecek husumet yönünden vakfın da davada yasal kurallara uygun bir biçimde temsil edilmesi gereğini bertaraf etmez.
Mahkemece davalı durumunda olan vakfa bir kayyım atanması için görevli mahkemeye başvurulması için mehil verilmeli ve ondan sonra dava dilekçesinin bu kayyıma tebliğ suretiyle taraflar yasal olarak oluşturulmalı ve yapılacak tahkikat doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmakızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy